 Barış Manço Fransa'da bir televizyon kanalının canlı yayınına konuktur. Küstah bir spiker vardır ve Barış Manço ile dalga geçmektedir. Sürekli, " İşte Türk, yani barbar, vahşi vs... " demektedir... Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere " Yanınızda kâğıt para var mı? " diye sorar! Bu soruya spiker şaşırır ve " Evet var ama n'olacak " der. Barış Manço ısrar edince spiker cebindeki kâğıt paraları çıkartır. Bu olaydan az önce Barış Manço canlı yayında "Anahtar" adlı şarkısını söylemiştir. Bu şarkının bir bölümü şöyledir: " Beş Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir Fatih, beş Fatih-bir Mevlana, İki Mevlana-bir Sinan" (Barış Manço / Anahtar şarkısı / Darısı Başınıza Albümü / 1992).

Fransa'nın, sözde Ermeni soykırımını inkar edenlere para ve hapis cezasını öngören yasa tasarısı tartışılırken, Osmanlı arşivlerinde yer alan ve Ermeni tehciri sırasında, vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması için memur tayin edildiğini gösteren belge, iddialara cevap niteliği taşıyor. Bölge valisi tarafından 1915 yılında adliyeye gönderilen resmi yazıda, Osmaniye'deki sevkiyat sırasında, Ermenilerden muhtaç durumda olanların zorluk yaşamaması için bir adliye memurunun görevlendirilmesi konu ediliyor. Belgeye ulaşan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni ve aynı zamanda Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tarih Bölümü'nde master yapan araştırmacı Kasım Kocabaş, bu belgenin bile katliamın söz konusu olmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirterek, “Osmanlı'nın kendi tebaasına ne kadar şefkatli ve merhametli olduğu görülüyor.” dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün de " küçük hesaplar peşinde" olmakla sert dille eleştirdiği Fransız Parlamentosu'nda kabul edilen o yasa neleri içeriyor? İşte Türkiye'nin çok sert tepkisiyle karşılaşan yasanın tam metni: Aşağıdaki metin, 2008/913/JAI numaralı karar çerçevesini şöyle değiştirmeyi teklif eder: Kamuoyu önünde soykırım cinayetlerini, insanlığa karşı işlenen cinayetleri kabul etmeyen, reddeden, bayağılaştıranları veya savunanları Uluslararası Ceza Hukuku Statüsünün 6.,7.,8. bentleri ve Uluslararası Askeri Mahkeme'nin 6. bendinde ifade edildiği üzere 1 yıl hapis cezası ve 45.000 euro para cezası ile cezalandırmayı öngörür.
 Türk ve İslamcı şair, yazar ve fikir adamıdır. 26 Mayıs 1904 İstanbul'da doğmuş, 25 Mayıs 1983, İstanbul'da vefat etmiştir. Necip Fazıl, 21 yaşında yayımladığı Örümcek Ağı adlı şiir kitabının ardından, 24 yaşındayken yayımladığı Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla tanınmıştır. 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve meşhur Bâb-ı Âli'nin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşamış ve bu değişimi kendisi "...içimi öylesine bir sosyal mücadele ve cemiyeti yorma hamlesi kapladı ki, artık çalışamaz oldum." şeklinde tanımlar.
Bu tarihten sonra Türkiye'nin bir çok şehrinde konferanslar düzenlemiş, düzenlemiş olduğu konferanslarda ki sözlerinden dolayı hakkında dâvâlar açılmış ve bu dâvâlar neticesinde öncülük ettiği Büyük Doğu Hareketi'ne dair yayın yapan Büyük Doğu Dergisi yayın hayatı boyunca 16 kez kapatılmış, Necip Fazıl'ın eserleri toplanmış ve basımı yasaklanmıştır.
Şeytanın çocukları ve yaptığı işler..Birinci sura kadar yaşayacağı için, İblis’e nesil verildi. İblis’in birçok çocukları vardır. Her birinin isimleri ve görevleri vardır. 1. Hanzeb. Namazda vesvese verir. Namazda böyle bir şey hissedince Allah’a sığın. 2. Velhan.
Temizlikte çok su kullandırarak vesvese verir. Çok su kullandırır, sonra da gülüp alay eder.
İşte şeytanı uzaklaştıran sûre.. Bakara Sûresi Kur'an-ı Kerim'in en uzun sûresi ve Fatiha'dan sonra en faziletli sûre olarak kabul edilmekte olup, Kur'an'ın ayrıntılı bir özetidir.
Bakara Sûresi Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine'ye hicret etmelerinden sonra inen ilk sûredir. Hicretten hemen sonra nâzil olmaya başlamış ve takrîben on yıla yayılan vahiy parçaları halinde devam etmiştir. Kur'ân-ı Kerîm'in en uzun sûresi olup 286 âyettir. Hacim itibarıyla Kur'ân'ın 1/12’sini teşkil eder. Fatiha Sûresi, Kur'an'ın mefhumunu kısaca özetle kapsadığı gibi, Bakara Sûresi de Kur'an'ın hükümlerinin çoğunu açıklamaktadır. Kur'ân'ın, ayrıntılı bir özeti durumundadır. Bu özelliğinden dolayı Fatiha Sûresi’nden sonra en faziletli sûre kabul edilmiştir. Bu yüce sûrenin Türkçe'de genellikle en meşhur ismi "Baş elif lâm mim" yahut "Büyük elif lâm mim"dir. Asıl özel ismi iki tanedir. Sûretü'l-Bakara, Sûretü'l-Kürsî.
İsrailoğullarının inek hikâyesi yalnız bu sûrede anlatılmış olduğundan dolayı bu isimlendirmeye sebep olmuştur ki, isimlendirmede inek hikâyesinin önemine özel bir uyarı vardır. el-Kürsî, Allah'ın kürsüsü demektir. Bu isim de en yüce âyetlerden olan "Âyetü'l-Kürsî"nin bu sûrede bulunmasındandır. Bunlardan başka bu sûrenin biri özel, biri ortak iki de lakabı vardır. Birincisi "Senâmü'l-Kur'ân"(Kur'ân'ın hörgücü), ikincisi "ez-Zehrâ"dır.
Peygamber Efendimizin adını kim, nasıl koymuştur?Peygamber Efendimiz gelmeden, isim ve sıfatlarıyla zaten biliniyordu. Her peygamber kendi ümmetine O'ndan bahsediyordu. Hatta Hz. İsa O'nu Ahmed olarak çoktan müjdelemişti. Hatta ehl-i kitaptan bazı kimselerin böyle bir beklentiden dolayı çocuklarına “Muhammed” adını verdikleri rivayet edilmektedir. Mesela Benî Temîm kabilesinden Süfyân İbn Mücaşi', Şam'a gidip bir rahibin evine misafir olmuştu. Süfyân, kendisinin Mudarlardan olduğunu söyleyince, rahip: “Araplar içinde bir peygamber gönderilecek, kendisine Muhammed denilecektir!” dedi. Bunun üzerine, Süfyân, doğan oğluna Muhammed ismini verdi. Peygamber Efendimizin annesi Âmine Hatun da rüyasında doğuracağı çocuğa “Muhammed” adını koyması konusunda uyarılmış ve şöyle denmişti: “Sen insanların en hayırlısına ve bu ümmetin Efendisi'ne hamilesin. Onu dünyaya getirdiğinde: “Bütün hasetçilerin şerrinden koruması için tek olan Allah'a sığınırım” de ve onun adını Ahmed veya Muhammed koy!”
Peygamberimiz (S.A.V) bir hadiste bu önemli gerçeği şöyle anlatıyor:
" Allahu Teâlâ buyurdu ki: Ben namaz suresi olan Fatiha'yı kendimle kulum arasında yarı yarıya paylaştırdım. Yarısı Benim, yarısı da kuluma aittir. Bu vesile ile kulum bütün istediklerine kavuşacaktır." Kul, 'Elhamdü lillahi Rabbi'l-âlemîn' (Hamd, Alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir) dediği zaman, Allah, 'Kulum Bana hamdetti' buyurur. Kul, 'Er-Rahmâni'r-Rahîm' (O Rahman'dır, Rahîm'dir) dediği zaman, Allah, 'Kulum Beni methetti' buyurur. Kul, 'Mâliki yevmiddîn' (Din Gününün Sahibidir) dediği zaman, Allah, 'Kulum Beni tazim etti, işlerini Bana havale etti' buyurur. Kul, 'İyyâke na'büdü ve iyyâke nestaîn' (Yalnız Sana kulluk eder, yalnız Senden yardım isteriz) dediği zaman, Allah, 'İşte bu kulumla kendi aramdadır ve kulumun dilediği de onundur' buyurur.
Korku Duası - Gece Korkan Kimsenin Okuyacağı Dua
OKUNUŞU: "E'ûzü bi'kelimâtillâhittâmmeti min gadabihî ve ıkâbihî ve min şerri ibâdihi ve min hemezâtişşeyâtiyni ve en yahdurûn." MA'NASI: Allah'ın gazabından ıkabından insanların şerrinden şeytanların vesvese ve aldatışlarından ve yanıma gelmelerinden Allâhü Teâlâ'nın tam olan kelimelerine sığınırım."
Namazda ve günlük hayatta okuduğumuz duaların manaları nedir? Bazı tesbih ve duaların manaları aşağıda verilmiştir. Yaralı olması dileği ile, Allah (cc) yaptığınız ve yapacağınız duaları kabul etsin, İnşallah.. Allahü ekber: Allah büyüktür. [Allahü teâlâ, zihne gelen her şekilden ve hayallerden ve mahluklara benzemekten uzak ve kâmillikle vasf olunan her şeyden, daha büyüktür.] Sübhane rabbiyel azim: Azim olan rabbimi bütün noksanlıklardan tenzih ederim. [Her şeyden büyük olan Rabbimi her türlü ayıp ve noksan sıfatlardan münezzeh ve mukaddes bilirim.] Semiallahü limen hamideh: Allahü teâlâ kendisine hamd edeni işitir, bilir. Rabbena lekel hamd: Rabbim sana hamd olsun.
|
|